3/2/2008 - SENİNLE OLMANIN EN GÜZEL YANI..............

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.
Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.
Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki...
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN !
CAN YÜCEL'İN SEVDİĞİM ŞİİRİ....
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
3/2/2008 - O OLMAZSA YAŞAYAMAM
O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle O daha az sever seni, Senin O'nu sevdiğinden. Çok sevmezsen, çok acımazsın. Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini... Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın. Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde. Paldır küldür yürüyebileceksin. İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları... Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. "O benim." diyeceksin. Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin... Mesela gökkuşağı senin olacak. İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. Mesela turuncuya, yada pembeye. Ya da cennete ait olacaksın. Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...
Can YÜCEL
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/12/2006 - GİTMELERİN MEVSİMİ ... EĞER GİDEBİLSEYDİM

Bugunlerde herkes gitmek istiyor. Küçük bir sahil kasabasina,bir baska ülkeye,daglara, uzaklara... Hayatindan memnun olan yok. Kiminle konussam ayni sey... Her seyi, herkesi birakip gitme istegi. Öyle ''yanina almak istedigi üç sey'' falan yok. Bir kendisi.
Bu yeter zaten. Her seyi, herkesi götürdün demektir. Keske kendini birakip gidebilse insan. Ama olmuyor.
Hadi kendimize raziyiz diyelim, öteki de olmuyor. ani her seyi yüzüstü birakmak göze alinamiyor. Böyle gidiyor iste. Bir yanimiz ''kalk gidelim'', öbür yanimiz "otur'' diyor. ''Otur'' diyen kazaniyor. O yan kalabalik zira. Is, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile, güvende olma duygusu..
En kötüsü aliskanlik. Aliskanligin verdigi rahatlik, monotonlugun dogurdugu bikkinligi yeniyor. Kaliyoruz. Kus olup uçmak isterken agaç olup kök saliyoruz. Evlenmeler... Bir çocuk daha dogurmalar... Borçlara girmeler... Bir köpek bile bizi uçmaktan alikoyabiliyor. Misal, ben... Kapidaki Rex'i birakip gidemiyorum. Degil bu sehirden gitmek, iki sokak öteye tasinamiyorum. Alip götürsem gelmez ki... Bütün sokagin köpegi oldugunun farkinda. Herkes onu, o herkesi seviyor. Hangi birimizle gitsin? ''Sirtinda yumurta küfesi olmak'' diye bir deyim vardir; evet, sirtimizda yumurta küfesi var hepimizin. Kendi imalatimiz küfeler. Ama egreti de yasanmaz ki bu dünyada. Ölüm var zira. Ölüme inat tutunmak lazim. Inadina kök salmak lazim. Bari ufak kaçislar yapabilsek. Var tabii yapanlar. Ama az. Sadece kaymak tabakasi. Hepimiz kaçabilsek... Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa. Gün içinde mesela... Küçücük gitmeler yapabilsek. Ne mümkün. Sabah 09.00, aksam 18.00. Sonra baska mecburiyetler. Sıkışıp kaldık. Sirf yeme, içme, barinmanin bedeli bu kadar agir olmamali. Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. Bir ömür karsiligi bir ömür yani. Ne saçma. Bahar midir bizi bu hale getiren? Galiba. Ben her bahar ásik olmam ama her bahar gitmek isterim. Gittigim olmadi hiç. Ama olsun... Istemek de güzel.
CAN YÜCEL
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/11/2006 - KİM ÖZLERDİ AVUÇ İÇLERİNİN KOKUSUNU

Kim Özlerdi Avuç İçlerinin Kokusunu
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler , arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer .
Dayanılması o kadar da zor değildir , büyük ayrılıklar bile , en güzel yerde başlatılsaydı eğer .
Utanılacak bir şey değildir ağlamak , yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer .
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık , çalınan birinin kalbiyse eğer .
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer .
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses , hiçbir zaman duyulmasaydı eğer .
Daha çabuk unutulurdu belki su sızdırmayan sarılmalar , kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer .
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla , öylesine delice bakmasalardı eğer .
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de , kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer .
Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin , son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer .
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman , meydan savaşlarında korkular , aşkı ağır yaralamasaydı eğer .
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman , beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer .
Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla , tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer .
O büyük, o görkemli son , ölüm bile anlamını yitirirdi , yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer .
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar , son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer .
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri , her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer .
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de , dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer .
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel , namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer .
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi , kısacık kestirmelerin ardından , dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer .
Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de , sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer .
Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine , kulağına okunacak biri olsaydı eğer .
İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de , kartvizitinde "onca ayrılığın birinci dereceden failidir " denmeseydi eğer .
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar , ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer .
Issızlığa teslim olmazdı sahiller , kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer .
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım . Yalnız kalmaktan korkmuyorum da , ya canım ellerini tutmak isterse ...
Evet Sevgili , Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu , kim uzanmak isterdi ince parmaklarına , mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer !!
CAN YÜCEL
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
21/11/2006 - KUŞLAR
YORGUNLUK
Kuşlar vardır, cana benzer havalarda
Soğuksa kar, baharsa yaprak ;
Bir başına büyür toprakta ömrümüz ,
Güneşle yeşil elleriyle çıplak ;
- Uslu ayaklarla başlamıs yolculuk -
Yürünmez öyle , bazen durulur ,
Ve iner erenler katına yorgunluk ;
Kapanır sükun üzre kitaplar .
Nefeslerle sürüp giden yaşamımız
Bir su kenarına gelir durur ;
Ekmekten , şaraptan öte nimetler vardır ;
Yürünmez öyle hep , bazen susulur .
CAN YÜCEL
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
21/11/2006 - YAPRAKTI
YAPRAKTI
Bir başka yolculuk dalından düşmek yere , Yasadığından uzun ; Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere .
Ağacın yüksekliğince , Dalın yüksekliiince rüzgârda ; Ve bir yeni ömür Vardığın çimen yeşilliğince .
CAN YÜCEL
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
21/11/2006 - BİR CİN ŞİİRİ
Bir Cin Şiiri
Davacı zengin, davalı yoksulsa Zenginden yana işler yasa
Davacı yoksul, davalı zenginse Davalıda kalır yine nizali arsa
Davacı da davalı da zenginse davada Özür diler cekilir aradan kadı.
Davacı da davalı da yoksulsa, bak, Sade o zaman iste yerini bulur hak.
CAN YÜCEL
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
19/11/2006 - DOSTLAR IRMAK GİBİDİR
|
Dostlar Irmak Gibidir
|
|
Dostlar ırmak gibidir Kiminin suyu az, kiminin çok Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya
Insanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı, Bulanık bir göl gibi... Ne kadar ugrassanız görünmez dibi. Uzaktan görünüsü çekici, aldatıcı İçine daldıgınızda ne kadar yanıltıcı.... Ne zaman ne gelecegini bilemezsiniz; Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz!
Insanlar vardır; derin bır okyanus... İlk anda ürkütür, korkutur sizi. Derinliklerinde saklıdır gizi, Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız; Yanında kendinizi içi bos sanırsınız.
İnsanlar vardır, coskun bir akarsu... Yaklasmaya gelmez, alır surukler. Tutunacak yer gostermez beyaz kopukler! Ne zaman nerede bırakacagı belli olmaz; Bu tip insanla bir omur dolmaz.
İnsanlar vardır; sakin akan bir dere... İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere. Yanında olmak baslı basına bır mutluluk. Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk.
Insanlar vardır; çesit çesit, tip tip. Her biri baska bir karaktere sahip. Görmeli, incelemeli, dogruyu bulmalı. Her seyden önemlisi insan, insan olmalı... İnsanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz.
Bosa gitmez ne kadar güvenseniz. Dibini görürsünüz her sey meydanda. Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda. İçi dısı birdir cekinme ondan. Her sözü içtendir, her davranısı candan... |
CAN YÜCEL
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
15/11/2006 - ÜZERE
| ÜZERE |
Diyelim ki yağmura tutuldun bir gün Bardaktan boşalırcasına yağıyor mübarek, Öbür yanda güneş kendi keyfinde Ne de olsa yaz yağmuru Pırıl pırıl düşüyor damlalar Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın Dar attın kendini karşı evin sundurmasına Işte o evin kapısında bulacaksın beni Diyelim için çekti bir sabah vakti Erkenden denize gireyim dedin Kulaç attıkça sen patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan ege denizi bu efendi deniz Seslenmiyor Derken bi dibe dalayım diyorsun İçine çil çil koşuşan balıklar Lapinalar gümüşler var ya Eylim eylim salınan yosunlar Onların arasında bulacaksın beni Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya Çakmak çakmak gözleri Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı Herkes orda sen ordasın Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim Özgürlüğe mutluluğa doğru Her işin başında sevgi diyor Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili Bi de başını çeviriyorsun ki Ben varım |
CAN YÜCEL |
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
İNSAN YAŞADIĞI SÜRECE SADECE KENDİNE AĞIR GELMEZ...HERKES KORKULARIYLA YAŞAR AMA PEK AZ İNSAN KORKULARININ ÜSTÜNE GİTME CESARETİ TAŞIR.
|